Category

Turkey

Turkey

10 Maddede Pamukkale

1. Denizli’de yapılacak en güzel aktivite Pamukkale travertenlerine tırmanmak değil bence (artık değil ne yazık ki), teleferikle Bağbaşı Yaylasına çıkmak. Denizli belediyesi teleferik hizmetini ve tesisini harikulade yapmış. Denizli merkezden binip, tepede Bağbaşı Yaylası’nda iniyorsunuz; yayla, manzarasıyla, havasıyla, yeşilliğiyle, bungalow evleri ve birkaç yiyecek – içecek satan mekanıyla harika. Bursa’da da teleferik var malum, Teferrüç semti ile Uludağ arasında hizmet veriyor, ama Bursa teleferiğin hizmet kalitesi ne kadar düşük ise Denizli’dekinin o kadar yüksek denilebilir.

2. Travertenler eski güzelliğini kaybetmiş, ne yazık ki. Sararmış, pislenmiş, travertenlerdeki havuzların içi saç dolmuş. Havuzlara el daldırıp en dibinde ne var bir bakayım uğraşına girmek yapılabilecek en büyük hatalardan olabilir, bazı yerlerde elinize yumuşak kum geliyor ama çoğu yerde de tutam tutam saç gelir, iğrenirsiniz.

3. Travertenlerde tepeye kadar çıkınca hemen yorulup inenler var, ben asıl güzelliğin sonrası olduğunu düşünüyorum. Tepede biraz soluklanıp devam edilmeli, çünkü  travertenlerin bittiği yerin ilerisinde Hierapolis Antik Kenti ve Antik Havuz var. Bence kent içerisindeki antik tiyatro hepsinden güzel.

4. Pamukkale’ye gelindiğinde karlı pekmez tadılmalı, şehir merkezinde Karcı mahallesinde bulunan çay bahçesinde var dediler, ama o gün semt pazarı vardı, ben orada buldum. Pekmez diyorlar ama aslında her türlü meyve ile yapılıyor. Satıcıların yanında bir çuval dolusu kar var, ilk önce bir avuç karı bardağa dolduruyor, üstüne de pekmez ya da herhangi bir reçel ya da meyve şurubu döküyor, ben sanırım ahududu suyu döktürmüştüm, çok güzel olmuştu. Tavsiye ederim, tadı güzel, yazın da buz gibi fevkalade iyi gidiyor.

5. Pamukkale’ye arabayla gelmek lazım, ya da Denizli’den araba kiralamak lazım, çünkü toplu taşıma gelişmiş ve yaygın değil, her yere taksi ile gitmek de pahalı oluyor taksi pahalı tutar, otele ve çevresine tıkılı kalmak istenmiyorsa araba şart.

6. Pamukkale rehberlerinde görülmesi gereken yerler arasında Kızıl Su yer alıyor, nedendir bilinmez, çünkü pek de görülmeye değer bir yer değil. 5 metrekare bir alanda yerden sıcak su çıkıyor, o da fışkırmıyor, az az geliyor, ve Pamukkale’nin tüm yaşlıları ve çocukları üzerlerinde o an ne varsa suya giriyorlar, bunun görülmeye değer bir aktivite veya yer olduğu kanaatinde değilim.

7. Pamukkale halkı ne yazık ki turizmin kıymetini bilmiyor, ellerinde Pamukkale gibi bir cevher var, ve çoğu gelirini Pamukkale’yi görmeye gelenlerden sağlıyor, ama gelen turistlere veya gezginlere o kadar kaba davranıyorlar ki, gelenler muhtemelen ”Pamukkale güzel bir kere gördük yetti, bir daha tövbe” diyerek dönüyor olabilir, en azından bizdeki kanaat ne yazık ki öyleydi.

8. Pamukkale’de fazlaca Çin restoranı var, nedendir bilinmez, yerli halk da Çin mutfağına meraklı herhalde, lol. Gerçi çoğu hakiki Çin mutfağı değil tabi, en azından biz içlerinden birini denemiştik, o değildi.

9. Pamukkale yamaç paraşütü (paragliding) için uygun bir yer. Ben denemedim ama travertenlerdeyken gökyüzünde bir çok paraşüt gördüm. Ayrıca Pamukkale’nin yakınlarında (yakın dediğim 1 – 1,5 saat mesafede) Bekilli Deresi var, orada da rafting yapılıyor, Pamukkale’ye gelmişken fazla vakti olanlar gidebilir.

10. Pamukkale rehberlerinde Kaklık Mağarası yazar, bence buna da gitmeye gerek yok, mağara çok küçük, ve mağaranın etrafına hiç özen göstermemişler. Ayrıca içerideki kükürt kimisinde baş dönmesi yapabiliyor.

11. Eğer Pamukkale’de çok vaktiniz yoksa, Denizli merkeze inmenize gerek yok, yine rehberlerde Kaleiçi Çarşısı yer alır ama vakit kısıtlıysa gerek yok. Yalnız, merkezde Denizli Konağı varmış, Denizli Belediyesi eski bir konağı restauranta çevirmiş, yöresel lezzetler servis ediyormuş, bu benim listemdeydi ama fırsat olmadı, yöresel yemek tatmak isteyenler bu konağı deneyebilir.

12. Denizli’nin tandır kebabı meşhur, ben teleferikle çıktığımız Bağbaşı Yaylası’nda denedim, güzeldi. Bence yemeden dönülmemeli ama iyi yapan bir yerde denenmeli, Kebapçı Baki ya da Kocabayla Kebap Salonu iyi diyorlar.

13. Pamukkale’ye geldiğimizde biz travertenlere yakınlığından ötürü White Heaven Hotel’de kaldık, tavsiye etmem. Servis kötü, çalışanlar mutsuz, yemekleri kötü ve otel hijyen değil. Yalnızca lokasyonu güzel, çünkü Pamukkale’nin güney kapısına çok yakın.

Bu sitede yazılı bulunan gözlem ve söylemlerin, her sayfada 10 madde ile aktarılması hedeflenmiş olup, bu bazı sayfalarda bilinçli olarak 10 maddeyi aşmış, bazılarında 10 maddeden az kalmıştır (bu normaldir, site sahibi bu durumun farkındadır), ancak ortalaması 10 maddedir.

No Comments
Turkey

10 Maddede İznik

1. İznik, Bursa’ya bağlı ve İznik Gölü kıyısında bir ilçemiz malum. İznik’e gelindiğinde yapılacak en güzel aktivite İznik Gölü’nde kürek çekmek / kano kullanmaktır. Sabahın erken bir vakti, daha yerli halk dışarı çıkmamışken, göl de sessiz sedasız ilk ziyaretçisini beklerken göle iniyorsunuz. Manzara harika, sessizlik ve siz, huzurlu ve yalnızsınız.

2. İznik çinileri meşhur, çini severler İznik’te dört bir yanda yer alan çini çarşıları ve dükkanlarında vakit geçirebilir. Tabak – çanak hediyeleri kesinlikle buradan alınabilir.

3. İznik’te yapılacak diğer bir aktivite bisiklet kiralayarak İznik Gölü kıyısını ve İznik köylerini bisikletle turlamak. Göl kenarı boyunca harika manzaralar var, doğayla iç içe huzur doluyorsunuz. Köylere doğru yol alırken tepeye çıktığınızda İznik’i tüm yeşili ve mavisiyle tepeden görmek de çok güzel.

4. Biz gittiğimizde Seyir Butik Otel‘de kalmıştık, Seyir Butik’in artıları şöyle: göle yakın, araba kullanmadan yürüyerek göl kenarına inilebilir. Otelin kendi bisikletleri var, onları kiralayarak göl kıyısı ve İznik köyleri turlanabilir. Otelin anlaşmalı olduğu kano şirketi var, ertesi sabah kano kullanmak istediğinizi akşamdan bildirdiğinizde gerekli hazırlıkları yapıyorlar.

Bu sitede yazılı bulunan gözlem ve söylemlerin, her sayfada 10 madde ile aktarılması hedeflenmiş olup, bu bazı sayfalarda bilinçli olarak 10 maddeyi aşmış, bazılarında 10 maddeden az kalmıştır (bu normaldir, site sahibi bu durumun farkındadır), ortalaması 10 maddedir.

 

No Comments
Turkey

10 Maddede Bursa

1. Bursa’ya hayatımda iki kere geldim sanırım, ilki seneler önce ortaokul zamanımda bir okul gezisi ileydi, ikincisi ise 2017 yılında. İlkinden hatrımda kalan Bursa’nın güzel bir yer olduğu idi, yeşil, sakin, temiz vs. İkincisi ise neden bilmiyorum ama pek de öyle değildi. Bursa sanki eski güzelliğini ve temizliğini kaybetmişti, pisti ve eskiydi. Eski derken iyi korunmuş şekilde eski değil, iyi korunmamış, özen gösterilmemiş şekilde eski. Yollar, binalar, ulaşım, hizmet vs. her şey beni üzdü.

2. Bursa’ya bu kez kapsamlı bir gezi yaptım, bir gidişte Bursa merkez + Cumalıkızık + Mudanya + Tirilye + Gölyazı’yı gezdim. Cumalıkızık, Mudanya, Tirilye ve Gölyazı’nın her birine 1 günden az yeter, Bursa merkeze de bir gün ayrılırsa toplamda 4 gün yeterli olacaktır kanaatindeyim. Biz de zaten 4 günde tümünü baştan sona gezdik.

3. Bursa’da Teferrüç semti ile Uludağ arasında teleferik var. Aralık ayında teleferikle yukarı çıktık, çıkmamız bir dert, inmemiz kocaman ayrı bir dert oldu. Verilen teleferik hizmeti ne yazık ki içler acısı, yukarıda soğukta ve yağmurda tam iki saat boyunca onlarca insanla bir yandan donarken bir yandan teleferiğin gelmesini bekledik. Sorun teleferiğin çalışmaması değil, hava zaten teleferik için elverişsiz bir hava değildi (ki teleferikler fonksiyonları gereği soğuk ve karlı hava şartlarına uygundurlar malum), bizim gözlemlediğimiz ve orada da kulağımıza çalınan söylenti, yukarı çıkan insanların sırf yukarıda daha fazla vakit geçirmesi ve böylelikle daha fazla para harcaması için (zira yukarıda yalnızca yiyecek – içecek satan cafeler ve kışlık giysi, bere vs. satan dükkanlar var) sık aralıklarla teleferik gönderilmediğini söylediler, ne kadar doğru bilinmez. Ama ne olursa olsun, yaşadığımız sıkıntı ve hizmet kalitesinin gelenleri hiç umursamayacak kadar kötü olması bizi üzdü. Sayın Bursa Belediyesi, Denizli’de de aynı teleferik var, bence hizmet kalitesini bir gör, örnek al.

4. Bursa’ya bu gidişimde, şehir içinde en beğendiğim yer Irgandı Köprüsü oldu, köprü üzerinde ve çevresinde dolanıp durdum. Köprü üzerinde çok tatlı bir sanatçılar çarşısı kuruluyor, biz gittiğimizde kıştı, o sebeple çok faal değildi, ama eminim yazın orası renkli oluyordur.

5. Cumalıkızık tatlı bir köy, taş sokakları, taş evleri güzel, bir kahvaltı ile başlayıp, sonrasında 1 saatlik turlansa yeter. Mudanya’da Mudanya Mütareke Müzesi bence kesin görülmeli. Hem konumu çok güzel, hem de kendisi. Tirilye hemen Mudanya’nın yanında zaten, orası da eski, şirin bir balıkçı köyü, 1-2 saat yeterli olacaktır. Gölyazı ise bir Uluabat Gölü üzerinde şirince bir ada köy, aynı Cumalıkızık gibi bir turlayıp görülecek cinsten. Bir öğle ya da akşam yemeği Gölyazı’da yenebilir, turna balığı ve yayın balığı meşhur. Vakit olursa Gölyazı’nın üstünde bulunduğu Uluabat Gölü’nde sandal keyfi yapılabilir.

6. Bursa’ya gelindiğinde eğer vakit ve araba varsa yukarıda saydığım köylerden ziyade İznik tarafına gidilmeli bence. Ama İznik başka bir yazının konusu: 10 Maddede İznik.

Bu sitede yazılı bulunan gözlem ve söylemlerin, her sayfada 10 madde ile aktarılması hedeflenmiş olup, bu bazı sayfalarda bilinçli olarak 10 maddeyi aşmış, bazılarında 10 maddeden az kalmıştır (bu normaldir, site sahibi bu durumun farkındadır), ortalaması 10 maddedir.

No Comments
Turkey

10 Maddede Eskişehir

Türkiye’de hangi şehirde yaşanır diye soranlara “kesinlikle Eskişehir” dediğimi biliyor muydunuz?

 

1. Eskişehir, haftasonu kaçamağı için ideal bir destinasyon. Biz Cuma akşamı çıkış – Pazar akşamı dönüş planıyla gittik, iki günde her yeri gezdik, gördük, her şeyi yedik. Yanınızda 40 yaşı aşkınlar varsa bu tempo onları azıcık zorlayabiliyor tabi, ama Eskişehir o kadar güzel ki buna değiyor.

2. Eskişehir’e İstanbul’dan hızlı tren var, çok konforlu ve 4 saatte gidiyor. Trendeki patso da çok güzel, lol.

3. Eskişehir’i Amsterdam’a benzetiyorlar, çünkü ortasından Porsuk Çayı geçiyor. Çayın etrafı acayip hareketli, publar, cafeler, restoranlar ve otellerle dolup taşıyor; bu sebeple bu bölgeye Gençlik Bölgesi diyorlar. Çayda Esbot ile bot turu yapılıyor, ayrıca bir de Venedik’te bindiğimiz kanolardan mevcut, kano ile de gezinti yapabiliyorsunuz.

4. Eskişehir ana iki bölge şeklinde biliniyor, oteller de bu iki bölgede toplanmış. Biri yukarıda yazdığım Porsuk Çayı etrafı, yani Gençlik Bölgesi, diğeri de Odunpazarı tarafı. Sakin bir konaklama veya aileyle tatil vs. isteniyorsa Odunpazarı tarafı tercih edilebilir, ama renkli bir seyahat ve arkadaşlarla bir kaçamak isteniyorsa Porsuk Çayı tarafı tercih edilmeli. Zira akşamları Gençlik Bölgesi çok renkli oluyor, Odunpazarı’nda ise ses çıkmıyor.

5. Eskişehir’de biz Arasta Konak Boutique Hotel‘de kaldık, güzeldi, ama birdahaki gelişimde Abacı Konak Hotel‘de kalacağım. Abacı Konak’ı görünce insanın başka bir yerde kalası gelmiyor, çok tatlı bir mimarisi var.

6. Eskişehir’e gidince Balaban kebap ve çibörek yemeden dönülmez. Balaban kebaba ütü basıyorlar, yani kebabı ütü basarak kızartıyorlar, biz Ender Kebap’ta yedik, çok beğendim. Çiböreği de meşhur Papağan Kebap’ta yedik, tıklım tıklım kalabalık oluyor hele de hava güneşliyse. Yalnız çiböreğe aç oturup çok yemeyin, yağlı olduğundan mideye oturuyor. Met helvası Eskişehir’in meşhur helvası, ben beğenmedim ama denenebilir.  

7. Eskişehir’de gezgin konseptli cafeler var: Varuna Cafe Del Mundo (Varuna Gezgin) ve Cafe Travelers. Hatta Varuna’nın Türkiye’de ilk şubesi Eskişehir’de açılmış, İstanbul’da ya da Ankara’da vs. değil.

8. Eskişehir insanı mutlu, ve belediyesinden memnun! Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’i seviyorlar ve takdir ediyorlar. Eskişehir’i gidip görünce aksi mümkün değil zaten.  

9. Eskişehir’de park var! Hani İstanbul’da olsun diye ölüp bittiğimiz, kendimizi kestiğimiz parklardan. Kent Park, Sazova Parkı ve Şelale Park başlıca üç tanesi ve üçü de birbirinden güzel. Eskişehirlileri kıskanmamak elde değil.

10. Haller Gençlik Merkezi ziyaret edilmeli, burası bana İngiltere’deki arcade’leri hatırlattı, yalnızca oradaki arcade’lerden biraz daha genişçe.

11. Eskişehir’e 2013 yılında Madam Tusseauds Balmumu Heykel Müzesi açıldı, hayatında daha önce hiç Madame Tusseauds’ya  gitmemiş olanlar Eskişehir’de gidebilir, müze içeriği gayet zengin.

Bu sitede yazılı bulunan gözlem ve söylemlerin, her sayfada 10 madde ile aktarılması hedeflenmiş olup, bu bazı sayfalarda bilinçli olarak 10 maddeyi aşmış, bazılarında 10 maddeden az kalmıştır (bu normaldir, site sahibi bu durumun farkındadır), ortalaması 10 maddedir.

No Comments